Fazla merak yarak yememe neden oldu

Merhaba sex hikaye okurları, ben selin sizlerle başımdan geçen bir olayı paylaşmak istiyorum.26 yaşındayım bundan 6 yıl önceydi. Şuan hala düşündükçe çılgınca geliyor bana.
Üniversite öğrencisiydim. İstanbul’a okumaya gelmiştim. Yurtta kalıyordum. Okula gidip geliyordum. Bazen tekdüze giden hayatıma renk katmak istediğim oluyordu. Nasıl yaparım nasıl ederim eğlenceli olur diye düşünüyordum. Öğrencilikte paranın olmayışı yaşamını kısıtlayan bir faktör olduğunu biliyordum. Lüks mekânların önünden geçiyor içeri girmenin bile ne kadarlık bir maliyeti olduğunu düşünüyordum. Şişliye gider güzel mekanların önünden geçerdim. Bir gün güzel mekanın birine nasıl girerim ve doyasıya eğlenirim hesabını yaparken karşıdan karşıya geçerken lüks bir araba aniden fren yaptı. Ben öğle dalgındım ki bana aracın çarpmasına ramak kalmıştı. Birden fren yapınca korktum ve irkildim. İçinden orta yaşlı kirli sakallı oldukça yakışıklı birisi inip yanıma kadar koştu. Çok korkmuştum. İyi misiniz bayan dediğini bile zor duymuştum. İyi misiniz tekrar sorunca evet iyiyim teşekkürler. Koşarak araçtan bir su alıp getirdi. İçer misiniz? Aldım ve suyu içerken az önce arabasıyla beni ezecek olan bey fendiyle göz göze geldim. Ne kadarda yakışıklıydı. Çok güzel giyimliydi bir yandan suyu içerken bir yandan aracına bakıyordum. Çok lükstü ve zengindi. Kibar ve nazik biri olması beni etkilemişti. Tekrar iyi misiniz derken evet biraz daha iyiyim dedim. Adım Ekrem dedi bende selin dedim. Bir yerlerde oturup bir şeyler içelim mi dedi. Mahsuru yoksa sizin için dediğinde şey dedim benim az işlerim var uzağa gidecem. Olsun canım bırakırım sizi ben dedi. Kendimi maceranın içine bırakmam için bazı dürtülerim beni itiyordu. Peki dedim. Güzel bir yere gittik lüks bir lokanta masayı donattırdı. Çok cömert olduğu belliydi. Çok hoşuma gidiyordu babacan tavrı ve bonkörlüğü. Yemeğimizi yerken kırmızı şarapta istedi ben önce içmem dedim ama sora bir bardaktan bir şey olmaz lütfen için diyince bir bardak diye içtim.İçim çok tuhaf olmuştu.Ekrem bey konuşurken benim gözlerim dudaklarındaydı çok güzel kelimeleri heceliyor adeta dudakları dans ediyordu.Güzel bir kız olmam nedeniyle oda gözlerimin içine bakıyordu.Şarabın etkisiyle içim ısınmıştı ve kıpır kıpır olmuştum.Sonra dans müziği çalmaya başladı dans edelim mi dedi.Peki dedim beni belimden sarıp dans ederken çok güzel gelen parfüm kokusu beni mest etmişti.Olgun bir bey olması ,cömert olması beni iyice etkiliyordu.Dans ederken bacağını bacağımın arasında gezdirmesiyle iyice tahrik olduğumu hissediyordu.Kısık nefesler alışıma bakıyor ve aynı hareketi tekrar yapıyordu.Ne yapıyordum ben hiç tanımadığım bir adamın kollarında.Sonra istediğin çılgınlık değil miydi diyen sese kulak verdim.Dansımızı bitirdik çıkalım mı dedi peki dedim.Ne yapmak istersin dedi bana siz ne yapmak isterseniz onu dedim.Ağzımdan çıkanları ben bile anlamıyordum.Aracına bindiğimde bir eli direksiyonda bir eli bacağımda gidiyorduk.Adam nereye elliyorsa oram ateşler içinde kalıyordu.Lüks bir otelin avlusuna girdik.Aracını bıraktı birileri park etmeye götürdü buyurun Selin hanım dedi.Anahtarı aldı asansöre bindik.Ne yapıyordum birazdan bu adam beni becerecek diye düşünmem bile beni heyecanlandırıyordu.Kız değildim zaten bir defadan ne çıkar diyordum.8.kata çıkıp bir odaya girdik girer girmez dudaklarıma yapıştı çok güzel öpüşüyordu.Çok zevk alıyordum.Beni çok güzel öpüyordu.Bende karşılık vermeye başladım şarabın etkisiyle her yanım yanıyordu zaten bir çırpıda elbisemi çıkardım.Sütyeni mi kendisi çıkararak diri memelerimi yalamaya başladı.Ben altta inliyordum.Göbeğime gelince daha da aşağılara ineceğini hissediyordum.Külotumu çıkardı.Çok muhteşem ve güzelsin canım dedi.Amın çok taze ve güzel.Hınzırca kirli sakalını sürerek amımı yalıyordu.Çok tahrik olmuştum babamın yaşındaki adamın altında kıvranıyordum.Becer beni durma diyebildim.Hızla soyunmaya başladı külotunu çıkarınca kalkmış sikini görünce korkuya kapıldım.Yala dedi.Önce ağzıma alamamaktan korkuyordum.Yavaş yavaş becerebildiğimi iyice azınca hepsini alabilirim iddiasına kapıldım.Amım sulanmıştı artık.Sırtüstü yatırdı beni yavaş yavaş soktu amıma.Kendimi gevşek tutuyordum.İçimdeki sıcaklıkla kavruldum o an ohhh.Canım erkeğim sik beni diyebiliyordum.Giriş çıkışları o kadar güzeldi ki hiç böyle zevkli yapmamıştım.Boynumu yalıyor,dudaklarımı öpüyordu.Artık dayanacak gücümün kalmadığını hissediyordum.Oda hızlandı öyle hızlı girip çıkıyordu ki kendimi bulutların üstünde sanıyordum.Taşakları ta götüme değiyordu.Hızla boşaldık ikimizde beni öpüyordu.Bir yandan ve rahatlamış bir adamın gülümsemesiyle çok güzelsin canım dedi.Sonradan öğrendiğimde İstanbul’un en zengin inşaatçılarından biriymiş.Çantama ayrılırken iyi miktarda para bırakmıştı.Birçok kez yine buluştum o beyle.Girmediğim gezmediğim mekan kalmamıştı.Şimdi evliyim ve iletişimi kestim onla.

Komşumun evladı daha fazla dayanamayıp beni becerdi

Selam sex hikaye tutkunları ve takipçileri. Ben Nesrin. 32 yaşında 163 boy 51 kg bir çok kişiye göre ve kendime göre güzel bir kadınım. Evde çok rahat giyinirken dışarıda da tam aksine daha düzgün giyinen biriyim. Güzelliğimi ve seksiliğimi evdeyken kocama sergilemekten çok hoşlanırım. Tabi evdeki seksi halimi gören sadece kocam değil. Komşuların evlatları da arada sırada denk gelince beni evde seksi kıyafetlerle gördükleri oluyor. Komşularımdan bazıları evdeyken dışarıda seni bu kadar güzel ve seksi göremiyoruz dedikleri zamanlarda oldu. Gerçekten de evdeyken rahat giyindiğimden dolgun ve kıvrımlı vücudumu dar kıyafetlerle görenler şaşırıyor.
O gün kapının zili çaldığında elimdeki toz bezini bir kenara fırlatıp telaşla açmaya gittim. Kapıda komşunun oğlu Hayri vardı. Annesine sabah söylemiştim gelmesi için… Evde eşyaların yerini değiştirmeye karar vermiştim ama birinin yardımı olmadan yapmam imkansızdı. Aklıma Hayri gelmişti hemen… Güçlü kuvvetli çocuktu, 18 yaşında, okulun güreş takımındaydı. Pehlivan gibi bir şeydi.
“Nevin abla, beni çağırmışsın, annem gönderdi” dedi her zamanki sıkılgan tavrıyla…
“Gel Hayricim ya… Eşyalar çekilecek, temizlik yapıyorum, nolur bana yardım ediver bir iki saat, olur mu?” dedim içeriye alırken…
“Tabi abla… Ne demek, emrin olur?” diyerek içeri girdi. Ben de kapıyı kapatıp arkasından giderken başımı kaldırmış, boyuna posuna bakıyordum oğlanın… 1.80’den fazlaydı herhalde… Üzerine giydiği geniş tişört dar geliyor, omuzları, sırtındaki kasları tişörtün kumaşını germişti. Küçüklüğünden beri tanıdığım, elime doğmuş minik oğlan, bir iki sene içinde hayvan gibi bir şey olmuştu.
Salona gidene kadar giden o kısacık sürede oğlanın pehlivan yapısına baka baka iç geçirdim. On yıllık evliydim. Kocam kamyon şoförlüğü yapıyor, bir gitti mi on gün gelmiyordu. Ben de evde yalnız başıma, her işe, her şeye yetişmeye çalışıyordum. Geceleri yalnız yatması da yanında bonusu… Bu bahçeli, müstakil kocaman evde genelde kocasız, yalnız başıma ömrüm geçiyor. Koca iki haftada, üç haftada bir gelecek de, benimle sevişecek de…
İşe başlayınca bu düşünceleri silip attım kafamdan… Hayri ile beraber eşyaları çekmeye, altlarındaki zeminin tozunu almaya başladım. Odanın içi karma karışık olmuştu, nerdeyse geçecek yer yoktu. Çektiğimiz eşyaların altını silmek isterken mecburen ayakta domalır vaziyete geliyordum.
O vaziyette altımdaki diz hizası etek sıyrılıyor, baldırlarım falan meydana çıkıyordu. Elimde bez, kova filan olduğundan çekiştiremiyordum da… Hayri eşyayı çekmek, kaldırmak için tam arkamda olduğundan çekiniyordum biraz… Ama öyle şeyler düşünmez herhalde, ne de olsa benim elimde büyüdü diye düşünmüştüm…
Elimdeki bezi su dolu kovada temizlemek için aniden arkama döndüğümde, benim o sıkılgan Hayri pantolonun üzerinden yarrağını okşuyordu. Bir an göz göze geldik, telaşla elini önünden çekti. Bir şey demedim, genç ne de olsa dedim kendi kendime…
Kovayı kenara bıraktım, koltuklar ortada olduğu için Hayri’nin yanından geçmem gerekiyordu. Ama koltuğun bir kenarını tutan Hayri hiç kıpırdamadan duruyordu, mecburen kalçamı yanından ona sürtünüp geçmek zorunda kaldım. Sonra koltukları yerine çektik. Tam duvarın dibindeki kovayı almak için eğildiğimde Hayri’nin ani bir hamleyle arkamdan sarılmasıyla irkildim. Beni itip duvara yapıştırdı.
“Hayri ne yapıyorsun sen? Bırak beni!” dedim telaş ve korkuyla… Hayri de,
“Yeter artık Nevin abla… Canıma tak dedi artık… Bıktım her gün seni düşünüp otuz bir çekmekten… İki saattir her yerini gösterdin bana… Şimdi sikeceğim seni, benim olcaksın!” dedi.
“Hayri manyaklaşma, sen benim oğlum gibisin… Seni ben büyüttüm, öz ablan sayılırım senin!” dedim.
“Ne dersen de… Seni sikmeden bırakmam!” dedi.
Ellerimi o kadar sıkı tutuyordu ki kurtulamıyordum. Arkama da dayanmıştı, duvarla arasında kalmıştım, kalkmış yarrağını kalçalarımın arasında hissediyordum. Birden ellerimi arkaya kıvırıp, ikisini de tek eliyle tuttu, sonra kafamdan temizlik için bağladığım başörtümü çekip aldı. Onunla ellerimi arkamda bağladı.
Sonra da tek eliyle belime sarıldı, öbür eliyle de göğüslerimi kurcalıyordu. Ordan eteğimin üzerinden amımı avuçlayıp okşamaya başladı. Çırpındım.
“Hayri lütfen yapma, bak Kenan amcan duyarsa öldürür seni!” dedim, ama o umursamıyordu, amımı avuçlamaya ve kalçalarıma abanmaya devam ediyordu…
Beni tutup masanın yanına götürdü, masaya domalır vaziyette yatırdı. Eteğimi belime kadar toplayıp, külodumu dizlerime kadar indirdi. Çıplak amımı avuçlamaya, parmaklamaya devam etti. Ben hala çırpınıyordum.
“Yapma Hayricim! Yapma, kıyma bana… Kötü olacak bu işin sonu…” falan desem de, fark ettim ki, resmen amım sulanmaya ve zevk almaya başlamıştım.
Çıplak amımı yeterince okşamış olmalı ki, bıraktı amımı… Fermuarın sesini işittim. Ardından kalçalarıma değen sıcak sertliğini, kasıklarının ateşini hissettim. Azgın çocuk, pantolonunu indirmiş olmalıydı. O sertlik kalçalarımda, aldığım zevkle ıslanan amımda dolaştı. Amımın sularında ıslanan sikinin başını arka deliğime sürttü birkaç kez… Ardından o başı ıslanmış sikini tek seferde köküne kadar amıma sokuverdi.
“Ahhhh…” diye bir çığlık kopardım. Kocamın sikini on senedir yiyordum ama, hiç bu kadar kalın hissetmemiştim. Oğlanın hatırı sayılır kalınlıkta bir siki olmalıydı. Arkamda gidip geliyordu şimdi… Hala beni arkama bağlı ellerimden tutuyor, diğer eliyle belimden kavramış, masaya bastırıyordu. Kaçma şansım yoktu.
Dizlerim titremeye başlamıştı bir süre sonra… Zevk alıyordum. Gencecik çocuğun kalın siki arkamdan amıma girip çıktıkça benim gözlerim kararıyordu zevkten…
“Ovvvv… Mımmmm…” diye inlemeye başladım elimde olmadan…
Hayri inlemelerimi duymuş, zevk aldığımı anlamıştı hemen… Elimi tutmayı bıraktı, iki eliyle birden belimi kavrayıp seri bir şekilde sikmeye başladı beni… Hızlı hızlı sokup çıkardıkça resmen ‘Şap, şup, şap, şup!’ sesleri yankılanıyordu.
Artık daha fazla dayanamadım. Kocamın sikini yemeyeli o kadar zaman geçmişti ki… Öyle bir boşaldım ki, dizlerim titreye titreye, kasıla kasıla, inleye inleye… Kocamın altında böyle boşaldığımı pek hatırlamıyordum. Bu halime ben bile şaşırdım.
Az sonra Hayri de orgazm sırasında kasılmalarımdan, inlemelerimden etkilendi, inleyerek içimde boşalmaya başladı. İçime bütün döllerini fışkırtıp amımdan çıktı ve arkadaki koltuğa oturdu. Ben de doğrulup ona döndüm. Dizlerimde derman kalmamış, masaya dayanıyordum. Oğlanın sikinden halen döl geliyordu. Ona bağırarak,
“Ellerimi çöz hayvan herif! Ne yapacağım ben şimdi, kocamın yüzüne nasıl bakacağım? Düpedüz tecavüz ettin bana köpek…” dedim. Hayri ise sırıtarak,
“Teknik olarak tecavüz sayılmaz abla… Ne yani, sen de zevk almadın mı? Boşalmadın mı? Daha ne istiyorsun?” dedi. Düşününce gerçekten zevk almıştım, boşalmıştım da… Cevap veremedim, haklıydı. Hayri yanıma gelip ellerimi çözdü ve
“Hem sen söylemezsen kocanın nerden haberi olacak ki? Kocana söyleyeceksin. Rezalet çıkacak. Hadi onu da bir yana bırak, ikimizi de bu zevkten mahrum mu bırakacaksın?” deyip, dudaklarıma yumuldu. Amımdan çıkardığı ıslak siki amıma değip duruyor, delirtiyordu beni…
Ben önce karşılık vermedim. Ama eşşoleşşek nerden öğrendiyse çok tatlı öpüyordu. Bir süre sonra ben de katıldım, dudaklarını kemirircesine öptüm. Ayakta çılgın gibi öpüşüyor, ellerimiz kollarımız birbirine karışarak bedenlerimizi okşuyorduk. Onun eli eteğimin altında dolaşıyor, ben dar gelen tişörtünü çıkararak sırtını, göğsünü okşuyordum.
Zevkten ve heyecandan dizlerimin bağı tutmuyordu. Hayri’yi koltuğa doğru ittim. Merakla bana bakarak gitti, koltuğa oturdu. Önünde dizlerimin üstüne çöktüm ve yarrağını ağzıma aldım, emmeye başladım. Hayri de saçlarımı okşuyordu. Yarağı yeniden ağzımda sertleşmişti.
Amımdan bacaklarıma süzülen döllerini hissedince,
“Dur, ben şu döllerini temizleyip geleyim!” dedim. Soyunup banyoya girdim ve amımdan akan dölleri temizledim. İçeri döndüğümde Hayri de tamamen soyunmuştu. Tekli koltuğa oturup bacaklarımı iki yana açtım ve
“Hadi bakalım, sen de benim amımı yala!” dedim.
Bu sefer o önümde diz çöküp amımı yalamaya başladı. Ben zevkten inliyordum. Sonra amımdan yukarıya doğru öperek çıktı. Göğüslerime geldiğinde,
“İşte en beğendiğim yerin Nevin abla… Şunlara bak, harikalar… Hem kavun kadar büyük hem de hiç sarkma yok, süperler!” dedi. Bir müddet göğüslerimi yaladıktan sonra boynuma, ordan da dudaklarıma geçti…
Dudaklarımı öperken, yarrağını amıma dayadığını hissettim. Yine köküne kadar soktu. Elimde olmadan ağzımdan bir ‘Ohhhh!’ çıktı. Hayri gülümseyerek amıma sokup çıkarmaya başladı. Dudaklarımı, boynumu öpüyor, aynı zamanda da yarrağını amıma köküne kadar sokup çıkarıyordu. Müthiş zevk alıyordum.
Sonra doğrulup, kalçamı öne doğru çekip, bacaklarımı omzuna koydu ve bana doğru yüklenip, yarrağını amıma tekrar soktu. Ben koltukta iki büklüm olmuş sikiliyordum. Hayri de hızla sokup çıkarıyordu. Ama boynum ağrımıştı, Hayri’ye söyleyince içimden çıktı hemen, ordan sandalye alıp üzerine oturdu, bana da,
“Gel bakalım Nevin abla!” dedi.
Yüzüm ona dönük bir şekilde yarrağını tutup amıma yerleştirdim ve üzerine oturdum. Ben oturup kalkarken, o da göğüslerimi yalıyor, arkama atttığı elleriyle de kalçalarımı sıktırıyordu.
Az sonra kasıla kasıla tekrar orgazm olup boşaldım. Dizlerim titriyordu, oturup kalmıştım yarrağının üzerinde. Bunu farkeden Hayri beni kaldırdı, elimden tutup yatak odasına götürdü. Yatağa yatırıp bacaklarımın arasına girdi ve yarrağını soktu ve gitgide hızlanarak amımı sikmeye başladı. Ben artık iyice kopmuştum, çılgın gibi,
“Sik Hayri, sik beni, sik Nevin ablanı, off harika, devam et!” diye inliyordum. Birden içimden çıkıp,
“Domal!” dedi, ben de hemen domaldım. O da arkamda yerini alıp yarrağını soktu amıma. O kadar sert ve hızlı sokup çıkarıyordu ki, dayanamayıp tekrar boşalmaya başladım. Yine dizlerimin bağı çözülmüş, yüz üstü yatağa uzanıp kalmıştım. Yarrağı da amımdan çıkmıştı. Hemen baldırlarımın üzerime oturup yarrağını o şekilde amıma soktu. Az bir süre sonra inleyerek tekrar amımın derinliklerine döllerini boşalttı. Sonra yan tarafıma yattı.
Ben zevkten yerimden kıpırdayamıyordum. Yüz üstü uzun süre yattım. Kafamı döndürüp Hayri’ye baktığımda, nefes nefese yatıyordu. Yarrağı da yarı kalkıktı. Ona doğru dönüp göğsüne öpücük kondurdum ve
“Muradına erdin mi?” diye sordum.
“Evet Nevin abla… En büyük arzum seni sikmekti. Her gece seni siktiğimi düşüne düşüne otuzbir çekiyordum, harikasın!” dedi.
Gururum okşanmıştı, teşekkür ederek yerimden kalktım, banyoya gidip soğuk suyla duş aldım, amımdaki dölleri çıkardım. İçeri döndüğümde Hayri giyinmiş ve gidiyordu,
“Nereye gidiyorsun, duş al da git!” dedim.
“Annem şüphelenir Nevin abla, evde alırım duşumu!” dedi.
“Tamam, ama yarın erkenden gel de şu eşyaları yerlerine çekelim, böyle dağınık mı duracak ortalık?” dedim.
“Herhalde gelirim, tadın damağımda kaldı!” dedi, sonra da dudaklarımdan öpüp gitti.
Genç ve azgın biri tarafından sikilmekten perişan olmuştum, koltuğa kendimi attığım gibi uyumuşum.
Ertesi günü Hayri söz verdiği gibi sabah erkenden geldi odayı toplamak için. Ama sikişmekten başka birşey yapmadık o gün de… Sonunda kavga dövüş, iki seviş, biraz iş, üç günde zor bitirdik odayı toparlamayı… Onunla halen fırsat buldukça sikişiyoruz, ki fırsat çok, nasıl olsa kocam sürekli yola gidiyo